8/11/2007 ·
Söz etmeye diller varmadı hep.Söylense ne,söylenmese ne denildi çoğu kere.Bilinmedi ki yolculuğun yola çıkmakla başladığı.Ve çıkmadan çıkarımlara aldanıldı.Kelamla uğraşılar sanıldı ki hep boşa çıktı.Söz ola,söz başa,söz sona,söz hep bizimleydi aslında...
Sözlerdeki yerler nerelerde asılı kaldı acaba?Nerede kaldı söylenilen sözlerde gidemedi gitmesi gereken yere.Ya da ulaşamadı birden ikiye.Yaprakların o ince meltemle salındığı gibi bazı sözler ince bir ukde bıraktı.Sallandı ve salınışında da nice sözler asılı kaldı.Söylendi hep sözler,hep başta taç,gönüllere ilaç mahiyetindeydi.Ve hala da o mertebede.Ama neden ulaşamadı ve bu ulaşamamakla sözler neden yoruldu?Neden?...
Ve haykırmak bir nevi içteki te'sirlerin hükmüne binaendi.Hani hemen kelamım ulaşır denildi.Bir sevkiyat binasına malumdu olanlar.Yalan değil bu işe müptela,müştak ve meftundu alem.Ki ifşa edilen lafızlar da koştular menzillerine.Bir an önce kavuşmak adına.Söz ya,yerine ulaşacak işte.Kimi takıldı yere düştü,kimi de bir fitneci ağızla dillerde süslendi de menziline varana kadar katmer üstüne katmerlendi.Sanılmasın fazla söz en a'ladır.Katmerlisi en evladır.Biline ki o sözün başına neler geldi neler.Kimler taktı bir iğne daha,bilinmez ki işte.
Gelelim yalın haldeki söze.İlk ağızdan çıktığı haliyle birden hemen ikiye varan söze.Sevinçliydi hali ve bu hal üzere sevinçdardır elbet hükümdarı.Yeni yeni halkalar eklenmiştir yalınlığa.Can cevheri olma yolundaki güruha bir söz,bir halka daha katılmıştır aslında.Çok sözden bıkana yalınlık ilaçtır bilene.Ve bu; gösterilerin can vuruşlarına da bir nevi hayat kadehi...
İşte söz söylendi yine.Kimi aldı payını yalın bir halde.Kimisi de hala beklemededir,bir türlü engebelerden kurtulamayıp efendisine gelemeyen söze...
Velhasıl ; Söz Söylendi İse Mutlaka Yerini Bulur...
Ama Bu Yeter ki Yalın Olsun...
Ve Yeter ki Söylenmiş Olsun...
VESSELAM...
seher ortaöner